İçindekiler
Gülme Terapisi: Faydaları, Bilimsel Etkileri ve Uygulama Yöntemleri
Gülme Terapisi Nedir?
Gülme terapisi, iyileşme sürecine yardımcı olmak için kişinin frekansını yükseltir. Hayatın ikiliğinde; gülme ve olumlu programlama (genetik) ile gözyaşları ve kişilik bozuklukları (genellikle kaygı ve depresyon) karşı karşıya gelir.
Gülmek, temelde stres olmak üzere belirli uyaranlara verilen bir tepkidir ve duygusal bir denge mekanizması görevi görür. Geleneksel olarak, mutluluğun görsel bir ifadesi veya içsel bir sevinç duygusu olarak kabul edilir. Bir şaka duymaktan, gıdıklanmaktan veya diğer uyaranlardan kaynaklanabilir. Çoğu durumda çok hoş bir duygudur.
Gülmenin Evrimsel ve Nörolojik Kökeni
Gülme, çeşitli hayvanlarda ve insanlarda görülür, ancak çoğu memeli ve genel olarak hayvanlarda daha nadirdir. İnsan türünde ise, beyin tarafından düzenlenen insan davranışının bir parçasıdır; insanların sosyal etkileşimdeki niyetlerini netleştirmelerine yardımcı olur ve konuşmalara duygusal bir bağ kazandırır.
Gülme, bir gruba ait olmanın, kabul görmenin ve başkalarıyla olumlu etkileşim kurmanın bir işareti olarak kullanılır. Bazen bulaşıcı olarak görülür ve bir kişinin gülmesi, olumlu bir geri bildirim olarak başkalarında da gülmeyi açığa çıkarabilir. Bu durum, televizyon dizilerinde gülme efektlerinin popülerliğinin kısmen nedeni olabilir.
Mizah ve gülmenin, insan vücudu üzerindeki psikolojik ve fizyolojik etkilerinin incelenmesine gelotoloji denir.
Dr. Robert Provine’in araştırmaları, gülmenin bir iletişim biçimi olduğunu, muhtemelen insanlık tarihindeki ilk iletişim biçimi olduğunu ve daha sonra sesin yürüme ve nefes almadan bağımsızlaşarak insan diline dönüştüğünü öne sürüyor.
Provine, gülme üzerine yıllardır çalışıyor. WedMD’ye verdiği röportajda, gülmenin herkesin sahip olduğu bir mekanizma olduğunu, evrensel insan sözlüğünün bir parçası olduğunu belirtmiştir. Binlerce dil, yüz binlerce lehçe var, ama herkes gülmeyi hemen hemen aynı şekilde deneyimliyor.
Gülme ilkeldir,basittir,bilinçsiz bir seslendirmedir. Ve eğer diğerlerinden daha fazla gülüyorsanız, Provine’e göre bu muhtemelen genetiktir; tıpkı fiziksel bir bedende olduğumuz sürece yapmaya programlandığımız her şey gibi bu da programlanmıştır.
Bebekler konuşmaya başlamadan önce bile gülebilirler. Doğuştan kör ve sağır olan çocuklar bile gülme yeteneğini korurlar. Maymunların bile özel tonlarda gülmesi vardır.
Gülmenin Vücuda 7 Bilimsel Faydası
Gülme terapisi, bağışıklık sisteminin interferon seviyelerini artırarak sistemin hastalıklarla savaşma yeteneğini güçlendirir ve iyileşmeyi hızlandırır. Gülme, kan damarlarını daraltan ve bağışıklık aktivitesini baskılayan stres hormonlarını azaltır.
Kas Gevşemesi:
Karından gülmek kas gevşemesine neden olur. Gülerken, karından gülmeye katılmayan kaslar gevşer. Gülmeyi bitirdikten sonra, gülmeye katılan kaslar gevşemeye başlar. Yani, bu işlem iki aşamada gerçekleşir.
Stres Hormonlarının Azaltılması:
Gülme, stres tepkisiyle ilişkili nöroendokrin hormonlardan en az dördünü azaltır. Bunlar epinefrin, kortizol, dopamin ve büyüme hormonudur.
Bağışıklık Sistemini Güçlendirme:
Klinik çalışmalar, vücut sıvılarının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini göstermiştir.
Ağrı Azaltma:
Mizah, kişinin ağrı, artrit gibi acıları “unutmasına” olanak tanır.
Kalp Egzersizi:
Gülmek “içsel bir koşu”ya eşdeğerdir. Gülmek, özellikle fiziksel egzersiz yapamayanlar için iyi bir kalp sağlığı sağlayabilir.
Kan Basıncı:
Hipertansiyonu önleme konusunda kadınların erkeklere göre daha fazla fayda gördüğü görülüyor.
Solunum:
Sık sık gülmek, akciğerlerinizin aldığı havadan daha fazla havayı dışarı atmasına neden olarak derin nefes almaya benzer bir temizleyici etki yaratır. Özellikle amfizem ve diğer solunum yolu rahatsızlıklarından muzdarip hastalar için faydalıdır.
Gülme ve Beyin
Araştırmalar, limbik sistemin bazı bölümlerinin gülmede rol oynadığını göstermiştir. Limbik sistem, duygularla ilgili olan ve hayatta kalmak için gerekli temel işlevlerde bize yardımcı olan beynin ilkel bir bölümüdür. Limbik sistemdeki iki yapı gülme üretiminde rol oynar: amigdala ve hipokampus.
Gülme ve Kalp Sağlığı: Stresle Savaşan Doğal Mekanizma
Gülmenin kalbi korumaya yardımcı olduğu gösterilmiştir. Gülmenin kalbi neden koruduğu konusunda kesin bir bilgi olmasa da, çalışmalar zihinsel stresin, kişinin kan damarlarını kaplayan koruyucu bariyer olan endoteli bozduğunu açıklamaktadır. Endotel bozulduğunda, bir dizi iltihaplanma reaksiyonuna neden olabilir ve bu da koroner arterlerde kolesterol birikmesine yol açarak nihayetinde kalp krizine neden olabilir.
Amerikan Terapötik Mizah Derneği Başkanı Psikolog Dr. Steve Sultanoff’tan: Derin ve içten bir gülme ile, stres altındayken salgılanan bir hormon olan kortizol seviyesinin azaldığı görülüyor. Yani, stres tepkisi verdiğinizde, eğer gülerseniz, stres tepkisi sırasında salınan kortizol miktarı azalıyor.
Gülmenin ağrıya karşı toleransı artırdığı ve vücudun enfeksiyonla savaşan antikor üretimini artırdığı gösterilmiştir; bu da damar sertleşmesini ve bunun sonucunda ortaya çıkan anjina, kalp krizi veya felç gibi durumları önlemeye yardımcı olabilir. Araştırmalar, rahatsız edici duyguların kalp hastalığına yol açtığını göstermektedir.
Sürekli öfkeli ve düşmanca olan kişilerin kalp krizi geçirme olasılığının daha yüksek olduğu, kaygılı ve stresli bir yaşam tarzı sürdüren kişilerin koroner arterlerinde daha fazla tıkanıklık yaşadığı ve kronik depresyonda olan kişilerin kalp hastalığına yakalanma olasılığının iki kat daha fazla olduğu gösterilmiştir.
Gülme Terapisi ile Diyabet ve Astım Üzerindeki Etkileri
Japonya’da yapılan bir çalışma,gülmenin yemekten sonra kan şekerini düşürdüğünü gösteriyor. Japonya’nın Ibaraki şehrindeki Tsukuba Üniversitesi’nden Dr. Keiko Hayashi ve ekibi, tip 2 diyabetli 19 kişi üzerinde bir çalışma gerçekleştirdi. Hastaların kan örneklerini yemekten önce ve iki saat sonra topladılar. Çalışmanın ilk gecesinde hastalara akşam yemeğinden sonra 40 dakikalık sıkıcı bir ders verildi. İkinci gece ise hastalara 40 dakikalık bir komedi gösterisi izletildi.
Komedi gösterisinden sonra hastaların kan şekeri yükseldi, ancak dersten sonraki yükselişe kıyasla çok daha azdı. Çalışma, diyabeti olmayan hastalar aynı testi yaptığında bile benzer bir sonuç bulunduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, gülmenin diyabetli insanlar için iyi olduğu sonucuna vardılar. “Gülme sırasında üretilen kimyasal habercilerin, vücudun hastalığı telafi etmesine yardımcı olabileceğini” öne sürüyorlar. (WebMD 2003)
2005 yılında Amerikan Toraks Derneği yıllık toplantısında sunulan bir araştırmaya göre, astım hastalarının yaklaşık üçte ikisi, gülme ile tetiklenen astım atakları yaşadığını bildirmiştir. New York Üniversitesi Tıp Merkezi’nde klinik tıp profesörü olan Dr. Stuart Garay, gülmenin ne kadar derin olduğu, ister kıkırdama, ister hafif bir gülme, isterse de karından gülme olsun, fark etmediğini belirtiyor.
Hastalar, astım tetikleyicileri listesi açısından değerlendirilen 18 aylık bir programa dahil edildi. Hastalar arasında yaş, astım süresi veya astım aile öyküsü açısından önemli bir fark yoktu. Ancak araştırmaya göre, egzersiz kaynaklı astım, gülme kaynaklı astımı olan hastalarda daha sık görüldü. Gülme kaynaklı astımı olanların %61’i egzersizi de tetikleyici olarak bildirirken, gülme kaynaklı astımı olmayanlarda bu oran sadece %35’ti. Dr. Andrew Ries, “Muhtemelen hem solunum yollarındaki hareketleri hem de duygusal bir tepkiyi içeriyor” diyor. – WebMD 2005
“Gülmek en iyi ilaçtır” sözü genellikle klişe olarak kabul edilse de, bazı tıbbi teoriler gülmenin sağlık ve esenliği iyileştirdiğini öne sürmektedir. Bir çalışma, gülme anlarında nöroendokrin ve stresle ilgili hormonların azaldığını göstermiş ve bu da mizahın stresi azaltabileceği iddiasını desteklemiştir. Yazar Norman Cousins, 1979’da yayımlanan ” Hastanın Algıladığı Şekliyle Bir Hastalığın Anatomisi” adlı eserinde, ciddi bir hastalıktan kurtulmasında gülmenin kendisine nasıl yardımcı olduğunu anlatmıştır.
1989 yılında Amerikan Tıp Birliği Dergisi’nde yayınlanan bir makalede yazar, “mizah terapisi programının kronik sorunları olan hastaların yaşam kalitesini artırabileceğini ve gülmenin bu hastalar için anında semptom giderici bir etkiye sahip olduğunu, bu etkinin ise gülmenin belirli bir süre boyunca düzenli olarak uygulanmasıyla daha da güçlendiğini” yazmıştır. Yeniden Değerlendirme Danışmanlığı gibi bazı terapi akımları, gülmenin ağlama, esneme ve diğerleri gibi bir tür “bedensel boşalma” olduğuna ve iyileşme aracı olarak teşvik ve desteğe ihtiyaç duyduğuna inanmaktadır.
Gülme Terapisi Türleri
Bu alanda iyi belgelenmiş ve devam eden araştırmalar mevcuttur. Bu durum, doktorlar, psikiyatristler ve diğer ruh sağlığı uzmanları tarafından hastaların çeşitli fiziksel, zihinsel ve ruhsal sorunlarla başa çıkmalarına veya bunları tedavi etmelerine yardımcı olmak için mizah ve gülmeyi kullanan yeni ve faydalı terapilerin uygulanmasına yol açmıştır. Çeşitli terapiler sağlık uzmanlarına veya klinisyenlere özgü değildir. Bazı terapiler, kişinin iyiliğine yardımcı olmak için bireysel veya grup ortamında uygulanabilir.
Mizah Terapisi
Bu yöntem aynı zamanda terapötik mizah olarak da bilinir. Kitaplar, gösteriler, filmler veya öyküler gibi mizahi materyaller kullanılarak hastaların kendi komik deneyimleri hakkında kendiliğinden konuşmaları teşvik edilir. Bu, bireysel veya grup ortamında sağlanabilir. Süreç, klinisyen tarafından kolaylaştırılır. Grup formatında mizah terapisinin bir dezavantajı olabilir, çünkü tüm katılımcıların komik bulacağı materyaller sağlamak zor olabilir. Klinisyenin, danışanlara “gülmek” yerine onlarla “birlikte” gülmeye duyarlı olması son derece önemlidir.
Gülme Terapisi
Danışanın gülme tetikleyicileri belirlenir; bunlar arasında hayatındaki insanları güldüren şeyler, çocukluk anıları, durumlar, filmler, şakalar, komedyenler, kısacası onu güldüren her şey yer alır. Danışanın verdiği bilgilere dayanarak, terapist gülme terapisine yardımcı olmak için kişisel bir mizah profili oluşturur. Bu bire bir görüşmede, danışana uygulanabilecek temel egzersizler öğretilir. Egzersizlerin amacı, ilişkilerin ve sosyal desteğin önemini hatırlatmaktır. Terapistin, danışanın komik olarak algıladığı şeylere duyarlı olması önemlidir.
Anormal Gülme
Araştırmacılar sıklıkla bir şeyler ters gittiğinde neler olduğunu inceleyerek beynin nasıl işlediğini incelediler. Bazı beyin hasarı türlerine sahip kişiler anormal gülmeler üretirler. Bu durum en sık felç, epilepsi ve daha az oranda multipl skleroz, ALS ve bazı beyin tümörleri olan kişilerde görülür. Uygunsuz gülme, demans ve histeri de dahil olmak üzere psikolojik bozuklukların belirtisi olarak kabul edilir. Gülmenin bazı olumsuz tıbbi etkileri de bildirilmiştir; bunlar arasında gülme senkopu (gülme nedeniyle kişinin bilincini kaybetmesi) yer alır.
Gülme Meditasyonu Nedir ve Ne İşe Yarar?
Gülme meditasyonunda geleneksel meditasyona bazı benzerlikler vardır. Ancak, kişiyi ana; odaklanmaya yönlendiren şey gülmedir. Esneme, gülme ve/veya ağlama ve meditatif sessizlik olmak üzere üç aşamalı bir süreç izlenir. İlk aşamada, kişi tüm enerjisini gülme atmadan her kası esnetmeye verir.
İkinci aşamada, kişi yavaş yavaş gülümseyerek başlar ve ardından kasıtlı olarak gülmeye veya ağlamaya başlar (hangisi olursa). Son aşamada, kişi aniden gülmeyi veya ağlamayı bırakır, ardından gözleri kapalıyken sessizce nefes alır ve konsantrasyonunu ana odaklar. Bu süreç yaklaşık 15 dakika sürer. Kahkaha her zaman kendiliğinden olmadığı için bu bazı kişiler için garip gelebilir. Bu genellikle bireysel olarak uygulanır.
Gülme Yogası ve Gülme Kulüpleri
Geleneksel yogaya biraz benzeyen gülme yogası, nefes alma, yoga, esneme tekniklerini gülmeyle birleştiren bir egzersizdir. Yapılandırılmış format, eğitimli bir kişi tarafından yönlendirilen 30 ila 45 dakikalık bir süre boyunca çeşitli kahkaha egzersizlerini içerir. Uygulandığında, tamamlayıcı veya önleyici terapi olarak kullanılabilir. Gülme yogası grup halinde veya gülme kulüplerinde yapılabilir.Bu çalışmalar genelde yurtdışında populer hale gelmiştir.
Terapi amaçlı gülme kulüpleri, Gülme Yogası’nın bir uzantısıdır, ancak daha resmi bir kulüp formatındadır. Mizahi materyallere ihtiyaç duyulmaz. Bazı katılımcılar, yapılandırılmış formatta gülmenin kendiliğinden olmaması nedeniyle bunu garip bulabilirler. Gülme Yogası,Gülme Kulüpleri ve Dünya Gülme Günü gibi gülme ile ilgili hareketlerin son yıllarda artması, gülmenin terapi olarak giderek daha popüler hale geldiğinin bir kanıtıdır. Örneğin Çin’de, Gülme Kulüplerinin popülaritesi, “Aslan Kükremesi” veya “Kavgacı Gülme” gibi kahkaha stillerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Gülme Terapisi Nedir? Faydaları, Bilimsel Etkileri ve Nasıl Uygulanır?
Bu video, yukarıdaki makalede anlatılan tüm bilimsel bulguları görsel ve sesli olarak aktarıyor. İzlemek isterseniz tıklayın.

